20.10.06

Vejetaryen Yemekler;

Körili Çöpşiş Sebze




Malzemeler:

16 büyük brocoli

16 büyük karnıbahar

16 mantar,temizlenmiş

2 büyük kırmızı soğan dörde bölünmüş,

2 sivri biber, tohumları temizlenerek,dört eşit parçaya bölünmüş

2 turuncu dolmalık biber tohumları temizlenerek, dört parçaya bölünmüş

2 kırmızı dolmalık biber aynı şekilde,

1 patlıcan küp küp kesilmiş,

15 tane temiz tahta, çöp şiş

1 fincan köri baharat karışımı*

Baharat karışımı;

3 fincan ince ince kıyılmış sarı ve kırmızı dolmalık biber,
3/4 fincan beyaz şarap,
1/3 fincan ince kıyılmış kereviz sapı,
1/3 fincan limon suyu,
1/3 fincan zeytin yağı,
4 çay kaşığı köri,
1/4 ç.k. tuz,
1/8 ç.k. karabiber- kırmız toz biber pepper
1/3 fican kıyılmış taze fesleğen
1/3 fincan kıyılmış taze maydanoz,
2-3 adet şeritler şeklinde kıyılmış taze soğan,


Maydanoz ve fesleğen dışındaki bütün malzemeleri blender'a boşaltın, tamamen karışana kadar bekledikten sonra maydanoz ve fesleğeni de ekleyip 10 saniye daha karıştırın. Sebzeleri ya da soyalı ürünleri marine etmek için kullancağınız marine sosunuz hazır!


Sebze kebaplarının Hazırlanışı;

Derin bir tencereye koyduğunuz suyun altını yakın ve kaynamaya bırakın. Brokolileri ekleyip 1-2 dakika haşlayın, hemen kaynar sudan alıp bir süzgeçle soğuk suyun altından geçirin. Kağıt havluyla kurulayın. Aynı işlemi karnıbahara da uygulayın, kurulayın. Şişlere sırasıyla mantar, dörde bölünmüş kırmızı soğanın bir parçasını, 2 turuncu biber, çiçekleri tepeye gelecek şekilde 2 karnıbahar, 2 yeşil biber, 2 patlıcan küpü, 2 kırmızı biber, 2 brokoli, 1 kırmızı soğan ve yine mantarları geçirip aynı işlemi kalan şişlerle tekrarlayın. Şişleri geniş bir borcam'a yerleştirip üzerlerine hazırladığınız marine sosu dökün. Üzerini kapatıp, bir saat buzdolabında bekletin. Fırını ızgaraya( sadece üst kısmı) getirip,190 dereceye ayarlayın. Buzdolabından çıkarttığınız kebabları fırına yerleştirin sık aralıklarla hepsinin eşit pişmesine özen göstererek pişirin. Bu yaklaşık on dakika sürecektir. Fırınndan çıkarttığınız sebze şişlerinizi tavada biraz soya sosu ile bir kaç dakika sote ettiğiniz tofu ve soya filizleri ile birlikte servis edebilirsiniz.


Afiyet Olsun.


15.10.06

Vejetaryenliğin Faydaları


Bugünkü yazımı aslında çok önceleri yazmalıydım ancak dün gece izlediğim ''Hamburger Cumhuriyeti'' filminden sonra bu konuda bir şeyler yazmam gerektiği hissi geldi. Hamburger Cumhuriyeti Richard Linklater'in Eric Schlosser'in aynı adlı romanından adapte ettiği sarsıcı bir film. Film'in ve Kitabın orjinal adı ' Fastfood Nation'' . Amerika pazarındaki büyük fastfood zincirlerinden birindeki mide bulandırıcı olayları anlatan kitap basıldığı senelerde büyük yankı uyandırmıştı. Filmde hamburger etlerinde dışkı bulunduğu raporunun gelmesiyle devasa kesim merkezine giden üst düzey şirket yöneticisi kahramanımızın kaçak çalıştırdıkları Meksikalı işçilerin sömürülmesinden, idealist Kolarado'lu çevreci gençlerin eylem planlarına, ehil olmayanların kestikleri dondurulmuş etlere, hayatlarını 20 metrekarelik bir alanda doğarak saman ya da ot gibi otobur yiyecekleri bile vermeden suni yemlerle beslenip semirtilen ve inanılmaz saygısızca ve seri üretim mantığında öldürülen zavallı ineklerin ( artık maalesef onlara inek bile değil kesim hayvanı deniyor) trajik sonları dahil pek çok mide bulandırıcı şeye tanıklık etmesini anlatıyor. Üretilen hamburgerlere 'Big' esprili göndermesiyle McDonald's bayağı sert göndermelerde bulunan filmi ben 'filmekimi' çerçevesinde izledim. Umarım vizyona girer ve izleyemeyenlerde izleyebilirler. Şimdi diyeceksiniz ki : ''Bunda ne varki her gün televizyon haberlerinde babasını kesen, üzerine vazife olmayan topraklarda insanlara zülum eden milyonlarca vahşiyi seyrediyoruz. Bir ineğe kötü davranmışsın ne olacak?'' Bu durumda size sadece bir şey söyleyebilirim. Siz ne yiyorsanız O'sunuz! Evet yanlış duymadınız. Doğaya ve üzerindeki varlıklara sonsuz saygı duyan Şamanizm ve Budizm geleneğinde canını alacağınız varlıktan izin istemeniz ve sonra da ona teşekkür etmeniz inancı vardır. Siz ne yiyorsanız o'sunuz derken demek istediğim, ne şartlarda kesildiğini, kesildikten sonra ne şartlarda korunduğunu bilmediğimiz şeyleri bünyemize alıyorsak, bizim yaşamsal enerjimizi bu gıdalar sağlıyorsa, O zaman saygısızca, acımasızca ve hoyratça hayatına son verilen bu değerli varlıkların ölürken hissettikleri tüm acı ve korkuları ölümüyle beraber onun vücudunda kalır. Ve onu yiyene geçer. Bu Hinduların inanışı. Peki siz giderek artan etoburluğun ve şiddetin arasındaki bağı hala kuramıyor musunuz. Yani hayvansal besinler özellikle et insanı yırtıcılığa ve kavgaya sürükler. Peki gene konu başlığına dönelim 'vejetaryenlik' nedir, faydaları nelerdir? Vejetaryenlik etik bir anlayıştır. Bizimle aynı yerküreyi paylaşan diğer canlılarla bir olduğumuz, dolayısıyla kendi cinsimizi yemenin vücudumuza ve ruhumuza zararlı olduğuna inanan bir sistem. Vejetaryenliğin tarihi insanoğlunun yeryüzünde varoluşuyla aynı tarihe denk gelir. İnsanoğlu 120 katlı gökdelenlere jetlerle taşınmadan önce ataları tüm diğer primatlar gibi koloniler halinde büyük tropik ormanlarda yaşarken milyonlarca yıl sadece meyve ve yemişlerle beslenmiştir. Deprem, buzul çağı gibi doğa olayları karşısında başka bölgelere göç etmek zorunda kalınca, iklim değişikliği sebebiyle meyve bulamayıp aç kalmış, kendini savunmak için öldürdüğü hayvanın etini yemek zorunda kalmış ve ateşi bulduktan sonra da bu alışkanlığını sürdürmüştür. Vejetaryenlik uzakdoğuda ve Asya'da oldukça yaygındır. Bunun başlıca nedenleri ise inanç sistemlerinden gelmektedir. Uzakdoğu ve Asya'nın büyük bölümünde yaygın olan inanç ve dinlerden Budizm ve Hinduizm ancak kısıtlı miktarlar et tüketilmesine izin vermektedir. Din inancındaki perhiz geleneğinin bir uzantısı olarak aydınlanma yolunda, tanrı yolunda ilerleyen tüm ruhsal kişilerin ya da din adamlarının da et yememesi, fizik ve maddesel şeyleri reddederek yükselmelerini kolaylaştırmak için olduğu yolunda yorumlanabilir. Bu konuda bilgi almak isteyenler internetten ''vegan'' kelimesini araştırdıklarında zaten milyonlarca kaynak bulacaklardır. BUnun dışında vejetaryenlik vücudumuz için neden gereklidir. İnsan vücudun hakkında bilinmez pek az şeyin kaldığı günümüzde vücudumuzun etobur değil otobur vücudu olduğu bilinmektedir. Bağırsaklarımız etoburlarınki gibi kısa değil otoburların ki gibi uzundur dolayısıyla bağırsaklarda kalan et kokuşur ve öldürücü mikroplar üretir. Bağırsak, sindirim ve apandisit sorunları ortaya çıkar., Etobuların kesici dişleri sivri, keskin,küçük ve ayrıktır. İnsanınkilerse küt, uzun ve bitişiktir. Midemiz etobur hayvanların midesine hiç benzemez. Etoburlar dişleri ile parçaladıkları çiğ eti parçalamadan yutarlar ve hazmini mide kaslarına bırakırlar. Halbuki insan midesindeki kaslar, salgı bezleri ve pankreas salgıları eti bu kadar etkili ve hızlı sindiremez. Kas yapımız hızlı-kısa manevralarla atik olmaya yönelik değil, zaman içinde yükselen bir ivmeyle hızlanacak şekildedir. Et parçalayabilecek pençelerimiz yoktur. Yani bilimler, fizyoloji vs bilimdallarında yapılan araştırmalar, sağlıklı ve doğal yiyeceğimiz saptamakta bize yol göstermektedirler. Antropoloji bugünkü doğal olmayan alışkanlıklarımızın tersine, bu konuda bize açık ve dakik bilgiler vermektedir. Sonuç olarak, meyve ve sebze ağırlıklı beslenmek her zaman sağlıklı bir hayat, dengeli bir ruhsal yapı için iyi olacaktır fikrindeyim.

hepinize güzellikler dilerim.

aisha

Konu ile İlgili daha Detaylı Bilgi:

Kitaplar:

Vejetaryenliğin Yararları/ Sadık Hidayet




Dünya Vejetaryen Mutfağı/ Feza Şişman




The Food Revolution
by John Robbins




by Erik Marcus



Linkler:











14.10.06

aisha'dan Zihin,Beden Sağlığınız Ve Güzelliğiniz İçin Reçeteler:

Merhaba! Bugün bir tatil gününüzü pijamalarla tv seyretmek yerine, kendiniz için hazırlayacağınız basit reçetelerle güzellik salonları ve spa keyfini ''evde'' yaşayarak geçirmenizi öneriyorum. Öncelikle kullanacağımız bazı tekniklerin genel tanımlarını vererek işe başlayalım.

A r o m a t e r a p i



Çocukluğumdan beri güzel kokan şeyler beni büyülemiş ve etkisi altına almıştır. Kokuların gücünü keşfettiğimden beri aromaterapiyle ilgileniyorum. Günümüzde ise''aromaterapi'' adı her yerde daha sıkça duyuluyor. Masajları, mumları, vücut ürünlerini biliyoruz da geçek anlamıyla nedir aromaterapi?
Esansiyel yağların (aromatik bitkilerden elde edilen yağlar)fiziksel, duygusal ve manevi sağlığı güçlendirmek amacıyla kullanımına ''Aromaterapi'' denir.Aromaterapinin antik Mısır'da bile kullanıldığı biliniyor. Günümüzde esansiyel yağlar- masaj yağları ve vücut losyonlarının içine konarak, oda ve yastık spreyi olarak kullanılarak, banyo sularına eklenerek- çok çeşitli biçimlerde kullanılır. Esansiyel yağları Cityfarm, Ekolife gibi organik ürünler satan ya da L'occitane ya da Durance gibi aromatik ürünler satan yerlerden ya da internetten alabilirsiniz. Esansiyel yağların kullanım amacı nedir? Esansiyel yağlar stres, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıkların ve her türlü fiziksel rahatsızlığın - cilt problemleri, kadın hastalıları, baş ağrısı, kas,eklem rahatsızlıkları, üst solunum yolları rahatsızlıkları- tedavisinde kullanılır. Bana göre güzel kokan her şeyin şifa gücü vardır o yüzden aromaterapi'nin gerçek sağlığa ve her türlü dengeye giden yolda iyi bir rehber olduğuna inanıyorum.


M a s a j



Günümüzün bireysel ve hızlı hayat tarzında sık sık unutulan önemli bir ders: İnsanların dokunulmaya ihtiyaçlarının olduğudur. Dokunuş çok güçlü bir iyileştiricidir.Gerçekten de binlerce yıldır bir çok kadim uygarlık fiziksel, zihinsel ve ruhsal rahatsızlıkları iyileştirmek amacıyla masajın değişik biçimlerini kullanmıştır. Araştırmalar bize dokunmanın stres hormonlarını azaltıcı, depresyonu yatıştırıcı, bağışıklık sistemini güçlendirici ve ağrı giderici özelliklerini gösterince binlerce yıldır uygulanan 'masajın' sadece basit bir halk geleneği olmadığını daha iyi anlıyoruz. En etkili masajın sadece sertifikalı uzman terapistlerce yapıldığını sanmayın, en etkili masaj size özenen, şefkat ve iyi niyetle size dokunan bir sevdiğiniz, aile ferdiniz, arkadaşınız hatta kendiniz tarafından yapılan masajdır.

Cilt Bakımı, Saç Bakımı Ve Spa


20. yüzyıldan itibaren güzellik sektörü inanılmaz gelişti, ancak teknoloji güzellik alanında bazı hatalarda yapmadı değil. Kozmetiklerin korunması adına içlerine konan yüksek oranlardaki koruyucuların meme kanseri başta olmak üzere pek çok kanser türüne yol açması büyük kozmetik şirketlerinin başını pek ağrıttı ağrıtmaya da devam edecek gibi gözüküyor. Bunlara alternatif doğal kozmetiklein devri başladı. Organik, sentetik koruyucu içermeyen bu yeni nesil kozmetikler cilde hasar vermiyor. Ben de yeni çıkaracağım 'aisha' markası ile evinizde kullanabileceğiniz doğal kişisel bakım ürünleri serisii yaratarak ülkemizde bu anlamda bir bilinçlenme sağlamak amacındayım. Blogumdan da ürünlerimle ilgili detaylı bilgiyi ilerki zamanlarda bulabileceksiniz. Spa deyince hemen
şaşırmayın! Her ne kadar lüks imajı verilip, zenginlere ait bir olgu gibi gözükse de, aslında evde uygulanabilecek basit çözümlerle de spa keyifne evde varılabilir. Mumlar, tütsüler, hafif rahatlatıcı bir müzik, zevkinize uygun esansiyel yağlardan bir kaç damla damlattığınız küvetinizle ortamını zevkinize göre düzenlediğiniz banyonuzda, evde spa keyfinin tadına varınca bütün spa'larda kusur bulmaya başlayacaksınız, garanti ederim :)


D e t o k s



Magazin dergilerinden görerek, 'detoks' ismini de sıkça duyar olduk. Herkes on gün meyve sularıyla beslenmekten, sadece su içmekten bahsediyorsa da bu aşırı detox dietleriyle ilgili kuşkularınız, vücudunuzun ve zihninizin barındırabileceği bazı zararlı maddelerden arınmanız ihtiyacında olduğunu görmenizi engellememeli diye düşünüyorum. Kimileriniz detox için bir uzmana danışılması gerektiğini düşünebilir. Bir uzmanla da yapmanız detox ve beslenme alışkanlıklarınızla ilgili yeni şeyler öğrenmeniz için faydalıdır. Ancak evde kendi başınıza da detox uygulaması yapabilirsiniz. Ben ilk detox uygulamamı Jane Scrivner'in ''Bedensel Arınma'' adlı kitabıyla gerçekleştrimiş ve kitaptaki bilgilerden hayatımın her yönünde faydalanmıştım. Peki Detoks nedir? Vücudumuz bizi toksinlerden korumak için mükemmel bir çalışma sergiler. Akciğerlerimiz, karbondioksiti ve havadaki zararlı maddeleri dışarı atar. Cildimiz çevredeki toksinleri, kendi üzerinde bloke eder. Karaciğerimiz, böbreğimiz, bağırsaklarımız, lenf ve dolaşım sistemlerimiz bize zararlı maddeleri elemek ve dışarı atmakla görevlidirler. Ne varki hava kirliliği, kötü beslenme , sigara ve içki gibi kötü alışkanlıklarımız yüzünden vücudumuz bazen görevini yeterince yerine getiremez. İşte 'detox' burda devreye girer. Aslında detox kendiniz yorgun, depresif,tat duygunuzu kaybetmiş cansız ve amaçsız hissettiğinizde yapacağınız bir işlemdir. Meyve suları, hafif yemekler, meditasyon, hafif egzersizler ve yoga- nefes çalışmaları yapılır. Detox vücudu temizlemek olduğu kadar zihni de temizlemek olduğundan, detox zamanlarında ağır, stresli işler yapılmaması, yoğun telefon trafiğinden uzak durulması, mümkünse doğada vakit geçirilmesi, her anlamda arınmayı sağlayacaktır kanısındayım. Detoxu kendi başınıza uygulamadan önce mutlaka o anki fizik kondüsyonunuz hakkında bir bilgi sahibi olmalısınız. Yani kan testi, şeker tahlili yaptırabilirsiniz. Bunların sonucu normal değerlerdeyse programınıza başlamalsınız. Detox disiplin gerektiren bir işlemdir. Her anlamda hazır hissettiğinizde yapmanızı öneririm.Aşağıda benim detox konusunda epey faydalandığım bazı kitapların isimlerini bulacaksınız:

Detox, Sağlıklı ve uzun bir yaşam için vücudunuzu arındırmanın doğal yolu, Daniel Reid
Hayatı Keşfet, Hüseyin Nazlıkul
Cleanse & Purify Thyself Book one , Dr. Rich AndersonThe Cleanse Cookbook ,
Christine DreherTen Steps To Detoxification ,
Janet Starr HullDr. Jensen's Guide to Better Bowel Care,
Bernard JensenFood Combining for Health,
Get Fit with Foods That Don't Fight , Doris GrantBragg Healthy Lifestyle,
Vital Living to 120 , Patricia BraggThink Before You Eat,
Hastalıktan sağlığa bir yolculuk. Bağışıklık sistemini adım adım anlatan bir kitap, Diane Olive
Nature's First Law, Çiğ yiyecekler diyeti , Stephen Arlin
Food Allergies and Food Intolerance, Teşhis ve tedavi rehberi , Jonathan Brostoff, Linda Gamjin
Foods That Heal, Doğal yiyeceklerin iyileştirme gücünü anlama ve kullanma rehberi , Bernard, Dr. Jensen
Healthy Healing , Herkes için kendi kendine iyileşme rehberi, Linda Rector
The Yeast Syndrome, Dr. John Trowbridge,
MDDr. Jensen's Guide to Body Chemistry & Nutrition , Bernard JensenDr. Jensen's Guide to Diet and Detoxification ,
Bernard JensenThe Gerson Therapy, Kanser ve diğer hastalıklar için şaşırtıcı bir beslenme programı, Charlotte Gerson, Morton,
D.P.M. Walker Yaşamsal Arınma, Mutlu, sağlıklı ve canlanmış bir yaşam için 25 kolay adım, Jane ScrivnerBedensel Arınma, Pozitif ve zinde hissetmenin anahtarı,
Jane ScrivnerStresten Arınma + Pozitif Yaşam
Yaşlanmaz Beden, Sorunsuz Zihin, Deepak Chopra
Gelecek Yiyeceklerde, Yasemin Bradley, Anthony Bradley
Dairy Free Detox Diet, 2 hafta planı, Dawn Hamilton
Detox Manuel, Suzannah Oliver
Detox For Weight Loss and Health, Nicola Graimes
Kan Grubunuza Göre Diyet, Sağlıklı kalmak, uzun yaşamak ve ideal kilonuza ulaşmak için kişisel diyet çözümleri, Peter J. D'adamo
Şifalı Otlar, Lesley Bremness
Yaşasın Hayat, Osman Müftüoğlu
You Are What You Eat, Daha ince, daha sağlıklı, daha mutlu…, Gilian McKeith
Her Yönüyle Yoga, Cyntia Worby
Zayıflama pH Mucizesi, Vücut kimyanızı dengeleyin, ideal kilonuza ulaşın, Dr. Robert O. Young


Kendinizi Özel Hissetmenizi Sağlayacak Küçük Ritüeller:



Çoğu zaman iş, aile, sorumluluklar, yapılacaklar listeleri arasına sıkışıp kendimize özen göstermeyi unutuyoruz. Hatta böyle bir ihtiyacımızn bile farkında değiliz. Ama hep dediğim gibi, eğer hayatımızı kendi önceliklerimie göre belirleyip yaşamazsak ve hayat akışımızı kontrol edemezsek biz mola vermeden o mola ister - hastalıklar, ruhsal sorunlar, kayıplar- bu genelde kişilerde büyük değişimlere yol açar. Hepiniz kalp krizi geçirdikten sonra hayatı sorgulayan ve Ferrarisini Satan Bilge'yi okumuşsunuzdur :) Dolayısıyla lütfen bir mola verin, lütfen kendinize özenin, lütfen kişisel ihtiyaçlarınıza hassasiyet gösterin.. Kişsel ihtiyaçlar hepimizde değişkenlik gösterir ama ben bu bölümde hepimizi ilgilendiren giriş niteliğinde olabilecek bilgiler vereceğim.
Evet cilt ve kişisel bakımda yer alan önemli kavramların tanımlarını öğrendiğimize göre şimdi kendimizi şımartma reçetelerini kaydetmek için not defterlerimizi yanımıza alalım.

A r o m a t e r a p i




Aromatik esansiyel yağları banyo esnasında ,uyumaya yardımcı olması için ve evinizin güzel kokması için kullanabilirsiniz. İşte size benim kullanmaya bayıldığım bazı reçetelerim:

Princess Jasmine Yastık Spreyi by aisha


120 ml. distile su
40 damla yasemin esansiyel yağı
30 damla lavanta esansiyel yağı
5 damla ylang-ylang esansiyel yağı

Malzemeleri spreyli temiz bir cam şişeye, bulamıyorsanız plastik şişeye doldurup iyice karıştırın. Gece yatarken kullanabileceğiniz bu afrodizyak ve yumuşak sprey karışımı, hem stres seviyenizi azaltacak, hem de partnerinizle sizi yakınlaştıracak.
Bunun dışında rahat uyumak için lavanta, uyanmak ve enerji için limon ve greyfurt, sterilizasyon için okalipüs, kekik ve teatree, stresi azaltmak için portakal çiçeği ve papatya yağlarıyla karışımlar hazırlayabilirsiniz.

Ofisinizde Aromaterapi:


Pek çok insanın aynı anda barındığı sosyal alanlar 'ofisler'. Salgın hastalıklara, virüslere yakalanma şansınız daha yüksek dolayısyla ofisteki olası mikroplara karşı uygulayabileceğiniz bir reçetem var;
Kış aylarında bir kap suyun içine damlatacağınız kekik, adaçayı, biberiye, okaliptüs ve teatree hem üst solunum yolu enfeksiyolarına karşı sizi korur hem de antiseptik özellikleri ile steril bir ortam sağlar.

Anti viral Ofis Spreyi by aisha


120 ml saf su
40 dm okaliptüs esansiyel yağı
30 dm biberiye esansiyel yağı
30 dm. limon esansiyel yağı
30 dm. greyfrut esansiyel yağı

Tüm malzemeleri spreyli bir cam şişeye koyun ve çalkalayın. Ofis Spreyiniz her türlü strese, virüse karşı yanınızda !


B a n y o l a r ( Spa Keyfi)



Evde spa keyfini yaşayabileceğiniz basit ama etkili reçetelere geldi sıra. Banyolar spa kültürünün en etkili ve vazgeçilmez unsurlarındandır. Suyun şifalı etkilerini bilmeyen yoktur. İyi bir banyo tüm yorgunluğumuzu alır, dinlendirir, sakinleştirir ve bize enerji verir. Unutmamanız gereken nokta, banyonuzun su sıcaklığının vücut ısınızdan düşük olmasıdır. Banyonuzu doldurduktan sonra, içine huzur vermesi için en fazla 10 damla lavanta, alman papatyası, yasemin, portakal çiçeği, gül damlatın. Yağların gözlerinizle temas etmemesine özen gösterin. İsterseniz vücudunuzda enerji dengelenmesini sağlamlaştırmak için küvete 1 yemek kaşığı deniz tuzu da koyabilirsiniz. Ben banyoda yağlar kullanmayı seviyorum çünkü cildimi yumuşacık yapıp nemlendiriyor ve şahane parfümleriyle tüm gün mis gibi kokuyorum. Bu arada küçük bir uyarı, bazı esansiye yağlar ısı altında değişkenlik gösterebilirler, o yüzden banyoya uygun olup olmadığını bilmediğiniz yağları kullanmayınız. Kekik, okaliptüs ve nane sıcak uygulamalarda cildi tahriş etme özelliğine sahiptir, banyoda kullanılmaz! Ayrıca piyasada elma, kayısı, portakal yağı adıyla aktarlarda satılan yağlar esans içerir, doğal değildir, banyoda kullanılmaz! Kurutulmuş otlardan yapılmış poşetlerle kendinize banyo çayları hazırlayabilirsiniz, bunları doldurduğunuz küvetin içine atarak şifalı etkilerinin etki etmesi için suda dinlenebilirsiniz. Banyodan önce hem kan dolaşımınızı uyarmak, hem de ölü hücrelerden kurtulmak için yapacağınız basit bir peeling metodunu da eklemek isterim. Banyoda çıplak vücudunuza kuru halde bir kese ya da doğal kıllardan yapılmış bir fırça yardımıyla ayaklarınızdan yukarıya doğru ( kan dolaşımızın akış yönüdür)dairesel hareketlerle fırçalayarak çıkın. Cildiniz hafifçe kızarabilir merak etmeyin bu o bölgelere kan hücum ettiğini gösterir , sağlıklıdır. Doldurduğunuz banyoda en fazla yarım saat kalmanızı öneriyorum. Ilık bile olsa ısının tansiyon düşürücü etkisi vardır. Banyodan çıktıktan sonra kalın bir bornoza sarınıp, bir süre dinlenin. Ve muhakkak bir bardak maden suyu içerek vücudunuzn mineral dengesini düzenleyin. Şimdi size özel reçetelerimden hoşunuza gidecek bir kaç tarif veriyorum.

aisha'nın cennet banyosu' Banyo Yağı Karışımı:


Dolu bir küvete;
10 damla lavanta,
8 damla bergamot,
8 damla mandalina,
5 damla ylang-ylang,
2 yemek kaşığı bal
Bu afrodizyak yağı karışımı zihninizi rahatlatır, cinsel isteği arttırır.

''aisha'nın tatlı rüyalar'' Banyo Yağı Karışımı:


Dolu bir küvete;
20 damla lavanta,
10 damla vanilya,
6 damla portakal çiçeği
Uykusuzluk sorunu olanlara bir karışım. Uyumadan önce alacağınız bu banyo, melekler gibi uyumanızı sağlayacak.

''aisha'nın prenses banyosu'' Banyo Yağı Karışımı:


Dolu bir küvete;
10 damla Lavanta esansiyel yağı
1/4 fincan Portakal Kabuğu rendesi
1/4 fincan Lİmon Kabuğu Rendesi
2 Su bardağı süt,
3 çorba kaşığı bal,

Proteince zengin, içeriğindeki vitamin ve kalsiyum cilt tarafından çok kolay emilen süt cildi nemlendirir ve yumuşatır. Lavanta ve turunçgiller ise dolaşım sistemini hızlandırır ve cildinize harika bir koku verir.


S a ç v e C i l t B a k ı m ı



Güzelliğin tanımı uygarlıklara ve zamana göre değişkenlik gösterse de cilt bakımı kuralları değişmez. Bana göre sağlıklı, temiz dengeli bir yüz, güzel bir yüzdür.Ve birinci kural cilt temizliğidir. Her ne kadar günümüzde sabun bazlı yüz temizleme jelleri çok rağbet görsede, ben sebum denilen ve cildimizin faydalı salgılarından olan bu salgının dengesini bozdukları için temizleme köpüğü ve jeli tarzı ürünleri pek tavsiye etmiyorum.Temizlik için evde hazırlayacağımız basit temizliyiciler kullanabiliriz.
Cildinizin Güzelliği Ve Sağlığı İçin Küçük İpuçları;
* Yüzünüz boynunuz ve dekolte bölgenizi de içerir. Temizleme ve nemlendirmede bu bölgeleri unutmayın.
* Yüzünüzdeki siyah noktaları temizlemek, dolaşımı hızlandırmak ve nemlendirmek için her hafta düzenli olarak buhar uygulayın. Bunun için ağzı kapalı bir tencerede kaynattığınız suyun içine bir iki damla lavanta yağı, soğuk algınlığınız varsa okaliptüs ve ya kekik yağı kullabilirsiniz. kaynayan suyla dolu tencereyi ateşten alıp, başınıza üstüne havluyla bir çadır yapın ve gözleriniz kapalı bir beş dakika buharda bekleyin.
* Buhar yapmadan önce yüzünüzü mutlaka temizleyin.
* Her hafta cilt bakımı yapın.Maske ve Peeling tariflerini aşağıda bulabilrsiniz.
*Dışarı çıkarken yaz- kış mutlaka güneş koruma kullanın.
* Her gün mutlaka 8 bardak su için. Unutmayın vücudunuzun %70 'i sudan oluşur.
* Güneş ışığının tehlikeli olduğu saatlerde düşük korumalarla güneşlenmek cildinize yapacağınız en büyük kötülüktür.
* Hormonal olarak aktif olduğunuz bazı dönemlerde cildinizde oluşacak sivilce, akne ve siyah noktalarla asla oynamayın.
* E vitamini cilt elastikiyetini arttırır, o yüzden günlük beslenme reçetenize mutlaka brokoli, zengin tahıllar, yumurta, yapraklı yeşiller koyun.
* A vitamini cilt iyileştircidir. Ispanak, havuç ve kabakta A vitamini bulunur.

Cilt İçin Reçeteler:

Normal Cilt İçin Kekik ve Rezene Temizleyicisi:




1 demet ince kıyılmış taze kekik,( ya da 1 yemek kaşığı kuru kekik)
2 çay kaş. ezilmiş rezene tohumu
1/2 fincan kaynar su
Yarım limon suyu.
Kekik ve rezenenin üzerine kaynar suyu ökün. Limon suyunu da ekleyip 15 dakika beklettikten sonra temiz bir kavanoza soldurup buzdolabında bekletin.İhhitiyaç oldukça makyaj pamuğunun üsütne dökerek yüzünüz temizleyin. Kekik antiseptik özelllğinden solayı tıp ve aromaterapide sıklıkla kullanılan şifalı bir bitkidir.Sindirim sorunları için kullandığımız rezenenin başka bir marifeti ise aşırı cilt hassasiyetinin giderici ve cilt sıkılaştırıcı olmasıdır.. Kekikten yaptığımız bu tonik sivilce,yüksek hava kirliliğinden yıpranmış ve aşırı yağlanmaya meyilli ciltlerin temizliğinde kullanılır.

Yağlı Ciltler İçin Elma Sirkesi Temizleyicisi:


Eğer cilt temizliği için fazla vaktiniz yoksa bu karışımın nelere kadir olduğuna şaşıracaksınız.
2 yemek kaşığı elma sirkesi
2 yemek kaşığı saf su
Saf su ile sirkeyi karıştırıp temiz bir şişeye doldurun ihtiyacınız oldukça bir makyaj pamuğu üzerine boca ederek yüzünüz silin. Sonra çeşme suyuyla durulayın.


Normal Ciltler İçin Gül Buharı:


1fincan taze gül yaprağı
1 tencere kaynar su.

Geniş bir kaseye koyduğunuz gül yapraklarının üstüne kaynar suyu dökün, başınızın üstüne bir havlu koyarak kasenin üzerine eğilin. On beş dakika kadar derin nefeslerle yüzünüze buhar banyosu yapın.

Muz ve Nohut Protein Maskesi:


Nohutun cildi arındırıcı, hücre yenileyici ve yumuşatıcı özelliğe sahip olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya muzun potasyum ve a vitamini bakımından çok zengin ve kızarıklık giderci olduğunu? Bu maskeye cildi sıkılaştırması ve canlandırması için bir de yumurta koydum.
4 yemek kaşığı nohut unu( blenderda yapabilirsiniz) veya haşlanmış nohut, püre olacak,
Püre haline getirilmiş 1 muz,
1 çırpılmış yumurta.

Hepsini bir kasede karıstırıp bir püre haline getirin. Boynunuz ve yüzünüze bu karışımı sürün ve bir on beş dakika beklettikten sonra bol suyla durulayın ve Kekik-rezene temizleyiciniz ile son bir kez daha temizleyin.

Besleyici Avocado ve Havuç Maskesi:
172 fincan krema
1 havuş, haşlanmış ve ezilmiş
1 avocado, soyulup ezilmiş
3 yemek kaşığı bal

Malzemeleri bir kasede karıştırıp yüz ve boyun bölgenize sürün, on beş dakika beklettikten sonra bol su ile durulayın.

Saç Bakımına gelince, herkes seçlarının dah aparlak, canlı ve güzel gözükmesinin istiyor bu uğurda da paralar döküyor. Saç bakımında eskilerin kullandığı metodların üstüne yok bence. Mesela ceviz yağı, saçlara faydası saymakla bitmez ve etken maddesi pek çok şampuanın içinde vardır. Ceviz yağından yaptığım ve kış aylarında saçlarınız canlandırcak ve besleyecek bir tarifim var:

Ceviz ve E vitaminli Saç Bakım Kokteyli by aisha:




120 ml ceviz yağı (mümkünse kara ceviz yağı- ceviz yağını Cityfarm ve Ekolife organik dükkanlarından ya da http://www.yakatarla.com/ adresinden bulabilirsiniz.)
2 tane e vitamini kapsülü
2 tane aynısefa kapsülü(eczanelerden bulabilirsiniz)
Vitamin kapsüllerini ceviz yağının içine boşaltarak karıştırın. Sonra bu karışımı banyodan yarım saat önce saçınıza diplerine friksiyon yaparak uygulayın, saçlarınızı bir streç filmle sararak bekleyin. Sonra iyice durulayın.
Aynı şekilde fındık yağı, hindistan cevizi yağı ve jojoba yağı saç için inanılmaz faydalıdır. Tabi ki bunların saf olanlarıdan bahsediyorum, hindistan cevizi esanslı yağları lütfen kullanmayın.

Detox:
Soğuk kış günlerinde evinizde uygulayabileceğiniz bağışıklık sisteminizi güçlendirecek bir detox çayı tarifim var:

Zencefil Güzeli İç Isıtıcı Kış Çayı by aisha:


2 kök taze zencefil
1 portakal
4-5 tane karabiber
4-5 diş kakule
1-2 diş karanfil

Zencefillleri 1 2 cm'lik dilimler halinde kesin, bir cam demlik, french press ya da çay demliğine koyun, üzerine halka halka kestiğiniz portakal dilimlerinden 1- 2 tane ve karabiberlerle, kakuleyi ve karanfilleri de koyun, üzerine kaynar su ekleyip, kapağı kapatın 10- 15 dakika içinde çayınız hazır. Bal ile tatlandırabilirsiniz. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, dolaşımı hızlandırır, idrar söktürür ve ödem gidericidir. Aynı zamanda zencefil kuvvetli bir afrodizyaktır.
Taze zencefilleri şu sıralar Makro'larda ve manavlarda bulabilirsiniz.
karanfil, karabiber, kakuleyi aktarlardan alabilirsiniz.

Taze zencefil bulamayanlar kök zencefilleri demlikte bir on dakika kaynatıp aynı işlemi yapabilirler.

Güç Bombası Meyve- Sebze Suyu:


1 Elma
1 Kereviz sapı
1 Demet Maydanoz
3 Salatalık
Katı meyve sıkacağından hepsini geçirip, 5 dakikayı geçirmeden için. Ne çok aç ne de çok tok karnına içmeyin. Kahvaltı ve öğle yemeği arası ya da öğle yemeği akşam yemeği arası en uygun zamandır. Meyve suları, normal şekilde yiyemeyeceğiniz kadar çok meyvenin konsantre halidir. İçindeki fruktoz yani meyve şekerinin kana hızla karışması, kan şekerinizde ani değişmelere neden olacaktır. O yüzden, meyve sularını aç veya tok karnına içmeyiniz.

aisha'nın Karaciğer Toniği:
2-3 Pancar
1 Elma
1 Havuç
1 Kereviz Sapı
Tüm malzemeler katı meyve sıkacağından geçirilip, içilir. Karaciğeri zayıf olanlara, emzikli annelere ve detox için öneriyorum.


aisha'nın Bağışıklık Güçlendirici Kış Çorbası:

Soğuk kış günleri için balkabaklı sıcacık bir kış çorbası tarifim var.
Balkabağı, Shitake ya da benzer orman mantarları ile hazırlayacağımız bu çorbayı içebildiğiniz kadar sık için, daha az nezle olduğunuz göreceksiniz.

1 yemek kaşığı kıyılmış taze zencefil
1/4 bardak basmati pirinci
4 bardak taze tavuk, et veya sebze suyu*
1-2 yeşil soğan ince kıyılmış
1 bardak bal kabağı ince kıyılmış
1/2 bardak shitake yada benzeri bir mantar, ince kıyılmış
3 kaşık tane mısır, konserve
2 yemek kaşığı zeytin yağı
taze maydanoz, kekik ince kıyılmış
Tofu, küp küp doğranmış
4-5 sarımsak ince kıyılmış.
Tuz- karabiber
İsteyen soya sosu ile tatlandırabilir.
Et veya sebze suyuna eklediğimiz zencefil, pirinci yaklaşık bir yarım saat kısık ateşte pişiriyoruz. Balkabaklarını, mantarları ve soğanları başka bir tavada yumuşayıncaya kadar sote ediyoruz. Sote ettiğimiz sebzeleri kaynayn pirinç ve zencefil suyuna ekliyoruz. Bir on dakika da böyle pişiriyoruz. Ateşten almaya beş dakika kala mısırları ve tofuyu ekliyoruz. Maydanoz, kekik ve sarımsakları ekleyip 5 dakika içinde servis yapıyoruz. Afiyet Olsun.


Kendiniz Şımartmanız İçin Kolay ve Etkili Reçeteler Vermeye Devam Edeceğim. Bu arada siz, kendize özen göstermeye ara vermeyin.

Sevgiyle, neşeyle, güzelliklerle kalın.

aisha


Yararlanılan Kaynaklar:
Aromatherapy For Healing The Spirit by Gabriel Mojay
Vücut Bakım Kitabı by Bodyshop
Secrets Of The Spas by Catherine Bardey